8 Takipçi | 19 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (424)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (8)
27 12 2007

TEFSİR İLM



 

Tarih boyunca Müslümanlar için en önemli kaynak olması bakımından Kur’an’ın açıklanmasına ve anlaşılmasına önem verilmiştir. Kur'an'ın açıklanması için geliştirilen disiplini “tefsir” olarak adlandırmaktayız.

Tefsir kelimesi Arapça da kapalı bir şeyin örtüsünü açmak anlamında ف س ر   fiilinden türetilmiştir.          

Tefsir bilimi Kur'an'ın âyetlerini kendine ait yöntem ile uygun bilgileri kullanarak bizler için açıklar ve onları doğru olarak anlamamızı sağlamaktadır. Tefsir ilmi, ayetlerin indirildikleri zaman kastettikleri anlamları ortaya koyan bir disiplindir.

 

 TEFSİR DİSİPLİNİNİN TANIMI:  Kur’an’ın kullandığı Arap dili bilgilerine ve ayetlerin indiği döneme ait bilgileri bize bildiren rivayetlere dayanarak, ayetlerin indiği zaman kastettiği anlamları açıklayan disipline tefsir diyoruz. Tefsir sağlam bilgileri kullandığı zaman ayetlerin doğru anlamlarını bize verebilir. İMAM MATURİDİ; kesin bilgilere dayanarak bir kelime ile Allah kesin olarak şu anlamı ifade etmiştir denilebiliyorsa bu doğru bir tefsirdir demöektedir. O yüzden  tefsirin bilgi kaynakları önemlidir.

 

TEFSİR’IN BİLGİ KAYNAKLARI: Ayetlerin inişine muhatap olan Arapların dili  olan ARAPÇA, Vahyin iniş ortamı (sebebi nuzul), peygamber efendimizden gelen sözler ve Tabiun’dan gelen bilgiler tefsirin bilgi kaynağıdır.

TARİH ALANINA İLİŞKİN KONULAR:Mekki medeni ayatler, hazari-seferi ayatler,gündüz-gece inen ayetler, yaz-kış inen ayetler,yataktave uykuda inen ayetler,yerde ve gökte inen ayetler,ilk nazil olan ayetler,son nazil olan ayetler,esbabül nuzul,bazı sahabi sözlerine uygun inen ayetler,nüzülü tekrar eden ayaetler,hükmu nuzulunden-nuzulu hukmunden sonraya kalan ayetler,ayaetleri ayrı ve butun olatak inen süreler, meleklerin refakatınde ve münferit inen ayetler, bazı peygamberlere- sadece peygambere inen ayetler, nasih mensuh.

DİL ALANINA İLİŞKİN KONULAR: Garibul Kuran, el vücüh vennezair, irabul kuran, muhkem ve müteşabih, umum ve husuh, mücmel ve mübeyyen, müşkil ayetler,mutlak ve mukayyet,kuranda hitap şekilleri,hakikat ve mecaz,teşbih ve istiare,kinaye ve tariz,hasr ve ihtisar,icaz ve itnab,haber ve inşa cümlesi,bedayiul Kuran, İcazül Kuran, Esmaül Kuran, Aksamul Kuran, Cedelül Kuran, Müphem ayetler

TEVİL NEDİR?: Tefsirde bilgi kaynağı olan hususlara ulaşılma imkanı arttıkça müfessirin yorum yapma durumu azalır. Ayetlerin veya ayetlerdeki kelimelerin ilk geldikleri zaman kastettikleri tek anlamı ortaya çıkarmak ve onlara kesin açıklamalar getirmek için yeterince kesin ve sağlam rivayetler bulunmadığı durumlar da olmaktadır. Ayrıca ayetlere ve onlarda kullanılan kelimelere çeşitli nedenlerle ne anlam verileceğinde bir kesinliğe ulaşılamayabilir.Örneğin ayetlerdeki kelimeler birkaç anlamı aynı anda taşıyabilirler ve hangi anlamın ayette kullanıldığını belirten kesin bir delil bulunamayabilir. Bu durumda müfessir elindeki delilleri değerlendirir ve bunlar arasında seçimler yaparak bir yoruma gitmek durumunda kalır. Ancak bu bilgiler onu bir kesinliğe götürmez. İşte bu yoruma biz te’vil diyoruz. Te’vil, bir konunun varacağı nihai noktayı açıklamak demektir. Burada sözü muhtemel anlamlara yönlendirmek söz konusudur.

TEFSİR VE YEVİLİN FARKI NEDİR?: Tefsir’den farklı olarak te’vilde yorumlayan kişinin yani öznenin yorumdaki etkisi artmaktadır. Çünkü deliller onu kesin bir bilgiye götürmemektedir. Bu durumda müfessir veya yorumcu kendi tercihlerini daha etkin kılmak durumunda kalmaktadır.

TERCÜMENİN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ NELERDİR: Genel olarak “bir sözü, bir dilden başka bir dile çevirmek; bir sözün anlamını diğer bir dilde dengi bir söz ile aynen ifade etmek” anlamına gelmektedir. Bu bakımdan bir dilden diğer bir dile tercüme yapılırken sözün, bütün anlamlarını ve ifade etmek istediklerini göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Tercüme genel olarak ya asıl metne bağlı kalınarak (lafzi tercüme) ya da metnin ifade ettiği mana esas alınarak (tefsiri tercüme) iki şekilde yapılabilir. Meal bir sözün anlamınıher yönüyle aynen değilde biraz noksanıyla ifade etmektir.

 

Kur’an’ın lâfzî (metin)  değil,  tefsiri  (mana) tercümesinin yapılması yolu tercih edilmiştir. Türkiye’de Kur’ân-ı Kerîm tercümesi için daha çok “meâl” kelimesinin kullanılması tercümenin mana dikkate alarak yapıldığını ve tercümenin eksik ve yetersiz olabileceğini belirtmek içindir.

 Kur’an’ın tercümesinin yapılıp yapılmayacağı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak ittifak edilen husus, Kur’an’ın özelliklerinden kaynaklanan tercüme zorluklarının onun tercümesine engel olmaması gerektiği ve ondaki yüce mesajların dili ne olursa olsun her insana ulaştırılmasıdır.

Eskiden beri Kur’an değişik dillere çevrilmiştir. Çünkü Arapça inmiş olmasına karşın onun muhatapları yalnız Araplar değil bütün insanlardır. Bu yüzden Kur’an’ın diğer dillere çevrilmesi gerekir.

BATI DİLLERİNDE YAPILAN İLK KURAN TERCÜMESİ ROBERTUS KETENENSİS   ve   HERMENNUS DALMATA (1143)nın yazdıkları tercümedir ki;  İSLAMIN MESAJINI REDDETMEK İÇİN YAZILMIŞTIR.

TEFSİR İLMİNİN AMACI NEDİR? :Tefsir, Kur'an-ı Kerim'in ifadelerine doğru açıklamalar getirmeyi amaçlar. Kur'ân-ı Kerim'i vahiy yoluyla Cebrail’den alan Peygamberimiz ve Kur’an’ı Rasulullah’tan duyan ilk Müslümanlar âyetlerin ne demek istediklerini kolayca anlıyorlardı. Ancak daha sonraki kuşaklara âyetlerin açıklanması gerekti. Çünkü onlar, Kur'an'ın indiği dönemden uzak kalmışlardı. Daha sonraki kuşakların Arapçayı çok iyi bilmeleri ve âyetlerin indiği ortamı öğrenmeleri gerekiyordu.Bu bağlamda tefsir, Kur’an’ın âyetlerinin ilk indikleri anda kastettikleri anlamları sonraki kuşaklara 'açıklamak' amacıyla geliştirilmiştir. Tarih boyunca her müfessir âyetlerin kastettikleri anlamları açıklayarak, Kur'an'ın anlamlarını kendi döneminde yaşayanların anlayışlarına sunmuşlardır. Tefsir ilmi, ele aldığı Kur’an cümlesinin indirildiği anda kastettiği anlamını verme hedefini amaçlamaktadır.

 TEFSİR DİSİPLİNİNİN YÖNTEMİ: Bunun için tefsir, öncelikle dil bilimin çerçevesine konulabilecek yöntemler ve bilgiler kullanır.

Bir âyetin zahirî anlamına, âyette kullanılan kelimelerin anlamlarını bilmek ve âyetin cümle yapısını doğru bir şekilde çözümlemekle ulaşırız. Ancak bunu yapmakla, hâlâ âyetin tam olarak ne demek istediğini ortaya koymuş olmayız. Tefsir bunun için ayrıca Kur’an âyetlerinin açıklanmasında tarih bilgisine başvurmaktadır. Tarihin belli bir döneminde vahyedilmiş bir kitap olarak Kur’an’ın anlaşılmasında onun indiği ortamın tarihî koşullarının bilinmesi gerekir. Böylece Tefsir disiplini Kur’an’ın cümlelerinde kastedilen anlamları bu dil ve tarih malzemelerinin elverdiği ölçüde doğru bir şekilde ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

Tefsiri önyargılara ve öznelliğe kapatmak amacıyla Kuranın rey ile tefsiri kabul edilmemiştir rey ile tefsirden kasıt Kuranı yönteminin dışına çıkarak yapılan tefsirdir.ibni Kesir yazdığı tefsirin mukaddimesinde bir kişi rey ile tefsir ederse yani yöntemi dışında bir yöntemle  tefsir yaparsa ulaştığı nokta rivayetle ulaşılan noktayla aynı olsa da o tefsir doğru bir tefsir değildir, der.

Bütün İslâm disiplinlerinin bir de yönteme ihtiyacı olmuştur. Tefsir de dahil, bütün disiplinlerin izleyecekleri yöntem, yani Kur’an ibarelerinin anlamlarını ve değerlerini belirleme, ortaya koyma ve bunları hayata yansıtmanın yöntemi fıkıh usûlü tarafından geliştirilmişti

TEFSİRİN YAYARLANDIĞI İLİMLER: Tefsir âyetlere açıklama getirirken bir çok farklı ilimden yararlanmaktadır. Bunlar arasında hadis, tarih, dil bilimleri gibi disiplin ve bilimler sayılabilir. Tefsir bu bilimlerin hazırladığı bilgileri kullanmasının ve onlardan yararlanmasının yanı sıra kendisi de başka bazı İslam bilimlere bilgi hazırlamakta ve onlara malzeme sunan bir bilim olmaktadır.

TEFSİRDEN İSTİFADE EDEN  İLİMLER:Tefsir disiplininin Kur’an ayetlerine getirdiği açıklama, Kur'an'ın anlaşılması yolunda ilk ve önemli adımdır. Tefsirle üretilen bilgilerin hayata aktarılması için fıkıh ve kelam tarafından o bilgilerin işlenmesi gerekir. Böylece tefsir, Kur’an’ı kaynak edinen, kelâm ve fıkıh gibi diğer İslâmî bilim dallarına da bir bilgi malzemesi sunmuş olmaktadır.

Kur’an’da yer alan ahlâk, siyaset ve itikat konularının yorumlanması ve değişik zamanlarda yaşama taşınması işlemi kelâm disiplini tarafından gerçekleştirilmişti. Genel anlamıyla hukuk ve ibadet konularını ise fıkıh disiplini ele almış ve bu alanlara ilişkin âyetlerin sistemli bir şekilde yorumlanması bu disiplin tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kelâm ve fıkhın Kur’ân ile ilgilenmesi tefsirinkinden farklıdır.

Kelâm ve fıkıh disiplinleri, Kur’an’dan ve İslam’ın diğer kaynaklarından kendi yöntemleriyle, yeni yorumlar üretmişlerdir. Bu yorumlar hüküm içeren yorumlardır. Bu bakımdan tefsirin âyetin dilsel ve tarihsel incelemesinden çıkan sonuç ile fıkıh ve kelam tarafından üretilen bir hüküm birbirlerinden farklı bilgilerdir. Kelâm ve fıkıh anlama sürecini adeta tefsirin bıraktığı yerden devam ederek, hükümler üretmeye kadar gitmişlerdir.

1158
0
0
Yorum Yaz